3 Mart 2015 Salı

Gezegenimizi Afrika'nın Tarlaları mı Besleyecek?

Bu yazımı National Geographic'te okuduğum bir makale hakkında yazmaya karar verdim. "Türkiye'nin onca tarımsal sorunu varken Afrika'da yapılan tarım üzerine yazmak da nereden çıktı?" diyenler olabilir. Bunun sebeplerinden biri Afrika'nın büyük bir kıta olması, yani orada yapılan büyük çaplı tarım, tüm dünya ekonomisini etkileyebilir, özellikle günümüzde orada arazi kiralayıp tarım yapanların genellikle Avrupalı yatırımcılar olduğu ve modern tekniklerin kullanılmaya başlandığı gözönüne alınırsa... İkincisi, Afrika çok sıcak bir ülke olduğundan benim aklıma başta gelen ve pek de akıllıca olmayan "Orada ne yetişir ki?" sorusu. Yarının tahıl ambarı olarak görülen Afrika'nın toprakları çok verimliymiş ayrıca burada tek parça çok büyük alanlara ekim yapılabiliyor. 

Kuzey Mozambik'teki Hoya Hoya Şirketi'nin yaklaşık 10 bin hektarlık soya fasulyesi çiftliğinin işletmecisi olan Arjantinli tarım uzmanı Miguel Bosch şöyle demiş "Tanrı'ya bir mektup yazıp tarım için en iyi toprağı ve iklim koşullarını isteseniz, size bunu gönderir." Bu subjektif bir bakış açısı, farklı iklim koşullarında yetişebilen ve farklı toprak istekleri olan meyve ve sebzeler var. Ülkemiz bu konuda çok şanslı, tahıllar ise daha kurak ve sıcak iklimlerde, fazla su isteği olmadan, tohum ekildiği sürece kendiliğinden yetişebiliyor. Fazla bakım istemiyor, doğal yağmurlarla sulanması yeterli olabiliyor. Sulama, Türkiye'de bilinçsiz yapılan uygulamalardan biri. Tahıla da olsa yağmurlara ilave olarak su verirseniz daha çok ve kaliteli ürün alabilirsiniz ama ben aşırı sulamanın zararlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Bitkiye gereğinden fazla su verdiğinizde toprak tuzlulaşmaya başlar. Bu durum, ülkemizde GAP projesinin gerçekleştirilmesinden sonra Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yaşandı. Yapılan barajlarla bölge suya kavuştu ancak elde su var diye tarla ve bahçelere fazlasıyla verildiği için tuzluluk sorunu ortaya çıktı. Tuzlu topraklar çoraklaşır ve birçok ürün bu topraklarda yetişemez hale gelir. Sonrasında araziyi ıslah etmek de çok zor ve pahallıdır.

Dünyadaki birçok gelişmenin gerisinde kalan Afrika, kendi yerli halkının yaptığı tarım bakımından da geri. Gübre, sulama ve daha iyi tohum kullanımıyla gelen yeşil devrim, on yıllar önce Hindistan ve gelişmekte olan diğer ülkelerde rekoltelerin artmasını sağlamış ancak 1960'lı yıllardan beri alınan mahsül oranlarının artmadığı Afrika'da kök salmamış. Hükümete göre ülkenin 36 milyar hektarlık ekilebilir alanının neredeyse %85'i kullanılmıyor. 2004 yılından bu yana ormancılık ürünlerinden biyoyakıt ve şekerkamışına kadar her türlü ürün için ülkenin ekilebilir topraklarının yaklaşık %7'sine denk gelen 2.5 milyon hektarlık alan, yurtiçi ve yurtdışı yatırımcılara kiralanmış -ki bu Afrika'daki en yüksek oranlardan biriymiş. Ama ben bu oranın kısa bir zamanda çok yüksek bir artış göstereceğini düşünüyorum.



Kaynak: National Geographic Türkiye (Temmuz 2014)                                                                       Kaynak: National Geographic Türkiye (Temmuz 2014)

Kiralanan topraklar yüzünden yerel halk o toprağı ekip biçmekten alıkonuluyor tabi, onlara daha çorak topraklar, bataklık alanlar veriliyormuş. Ayrıca köylerinden uzak mesafelerde oluyormuş bu topraklar. Kimisi de bu uluslararası şirketlerde işçi olarak çalışıyor ve hiç yoktan ailesini geçindirebilmek için biraz para kazanabiliyormuş.

Bu şirketlerin burada yatırım yapmasının bir faydası, köylerin elektrik, su gibi altyapı ihtiyaçlarını karşılaması.  Yine de verimli topraklarından uzaklaştırılan ve verilen bazı vaadlerin yerine getirilmemesi ile karşı karşıya kalan köylü kızgın.



Bilimadamları da bu toprakları laboratuarları gibi kullanıyorlar. Küresel ısınmanın ilk etkilerinin göründüğü bölgede kuraklığa dayanıklı tohum çeşitlerinin ıslahı ve verimliliği inceleniyor bu bölgede aynı zamanda.


Afrika'da yapılan tarım uygulamalarının asıl amacı şirketlerin daha fazla para kazanmak istemesi olsa da, dünyaya faydalı katkıları olacağı da göz ardı edilemez. Ama yine de patronların ağırlıklı olarak kıtaya ait ülkelerin vatandaşı olması istenmez mi..? Ve her beş çocuktan birinin açlık yüzünden gelişim geriliği gösterdiği bir kıtanın biraz da kendi halkının doyur(ul)ması gerekmez mi..?



Kaynak: National Geographic Türkiye (Temmuz 2014)


2 yorum:

  1. Canım Afrika'da yapılanları çok güzel anlatmışsın. Türkiye'de yapılması gereken ve bilinçsizce yapılan uygulamalara vurgunda dikkat çekici. Kısacası durumu çok iyi özetlemişsin,özellikle bilinçlenerek yapılması gerekenleri.

    YanıtlayınSil
  2. ışıncım çok güzel bir bilgilendirme yazısı olmuş,kalemine sağlık

    YanıtlayınSil