17 Ocak 2016 Pazar

Çekim Yasası - Douglas Fairbanks

Adından da anlaşılacağı gibi bu bir kişisel gelişim kitabı. Bir iki kez okunup, okuduklarımız tekrar hatırlanabilir. Sıkmayan akıcı, güzel tavsiyeler veren, faydalı bir kitap.

Bazı alıntılara yer verelim...

Hep böyle bir fırın işletmek istemişimdir :)) Birgün mutlaka ;)

Bir Kişilik Oluşturmak bölümünden: "... Sağlıklı kişilik, kişisel gelişimin tamamlanmasıdır - bedensel, zihinsel ve ruhsal olarak. Ama bütün kişilikler sağlıklı olmayabilir, çünkü bu kişinin yüreğiyle ilgili birşeydir. Bu yüzden tüm kişilikler her zaman dünyanın yararına değildir. Bahsettiğimiz şey sağlıklı bir kişilik. Böylesi bir kişiliğe sahip olma düşüncesi kutsaldır. Kişilik, en dürüst ve içten inançlarımızla desteklenen yaşama hazırlık olmadan asla mükemmel olamaz. Kişilik pek çok nitelikten oluşur ve nasıl kardeşler türlü türlüyse, kişilikler de öyledir. Mükemmel kişilik gelişiminde sürekli bir ilgi ve güvenliğine, sürekli bir koruma ister. Pazardan alınabilecek birşey değildir. Parça parça inşa edilmeli ve olduğumuz herşey onun bir parçası haline gelmelidir.

Yazıdan da anlaşılacağı gibi çevirisi kötü maalesef ama ne demek istediği anlaşılıyor.

Kendimizi Demokratik Kılmak bölümünden: "... Dünya açık fikirli insanları sever. Bu gelişen yurttaşın herzamanki ruh halidir. Bilmek ister ve erişilebilirliği sayesinde bilgi ona gelir. Hiç kimse zaten herşeyi bilen egoiste bilgi taşıma görevini üstlenmez. Böylesine doğuştan huysuz olanları, kendi yarı pişmiş bilgi fırınları içinde bırakmak gerekir. Hayat, onu eğitmek adına zaman harcamak için çok kısa."

Beden ve Zihin Temizliği bölümünden: "... Hiçbir şey başarısızlığı, zihnin ve bedenin kirlenmesinden daha hızlı üretemez. Başarılı olanlar böylesi bir duruma düşme düşüncesinden her zaman uzak durur. Mümkün olduğunca açık yaşarlar. Sabah ve akşam egzersiz yaparlar. İyi kitap okurlar, kaliteli oyunlara katılırlar ve dünyadaki sanat ve düşünce değişimleriyle her zaman temas halindedirler. Yüzleri açık ve gün ışığıyla doludur. Onları herbir yandan kuşatan bin ya da bir tane fırsattan yararlanma becerisi ve sadece emin olmayı isteyen bir oyunda hayatın onları yenemeyeceği konusunda kararlıdırlar."

Enerji, Başarı ve Kahkaha bölümünden: "... Enerji ve şevk dışında, görmezden gelemeyeceğimiz başka birşey daha var... Aslında en başından beri işlenen ve korunan birşey... kahkaha. Sadece enerji ve şevke sahip olmak bile bizim kahkaha atmamıza neden olur. Atlayıp, zıplamak ve dans etmek isteriz. Eğer böyle hissediyorsak bunu yapmaktan korkmayalım. Dışarı çık ve bir okul çocuğu gibi koş. Çukurların üstünden zıpla, çitleri aş, kollarını salla! Doğadan gelen çağrıya cevap vermek için asla geç kalma. Hatta bu bizim ikinci doğamız haline gelene kadar bu çağrıyı kendi içimizde de kazanmaya çalışabiliriz. Ve sabah uyandığımızda yürekten gelen bir kahkaha ile gün başlamak için karalı olalım. Hayatta olduğunuz için kahkaha atın. Kendinize izin verin. İşte sır bu, kendine izin verme becerisi.

Eğer bunu bir din gibi takip edersek, günümüzün ne kadar başarılı geçeceğine çok şaşıracağız. Herşey buna boyun eğmekle başlayacak."

Keşke kolayca kahkaha atıversek değil mi? Hiç kötü birşey yaşamamış gibi... Hele sabahları ne kadar zordur gülebilmek, uykuluyken... İçimizdeki çocuğu diri tutabilmek dileklerimle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme