22 Ekim 2019 Salı

Okul Mimi

Merhabalar, bu haftasonum kongre katılımı ve doğa yürüyüşüyle geçti. Haftaiçinde, yaptığım çalışma ve sunum hazırlama dolayısıyla okuldan hep geç çıktım ve cumartesi 2 sunum yaptım. Pazar günü de doğada 10km yürüdükten sonra akşamına artık yorgunluktan sızmıştım. Pazartesi gününü istediğim gibi, bir kitap kafede kahve içip annem ve arkadaşımla sohbet ederek ayrıca oradan ufak tefek alışverişler yaparak, sonrasında da ofisimde geçirdim. Yoğunluktan dolayı bir süredir bloga yazı yazamıyorum ve işlerim bittiğinde ilk aklıma gelen burası oluyor. O yüzden bugün Şemsiyenin Altındaki Kız Blogu'nda gördüğüm mimi cevaplandırmaya karar verdim :)


1. İlkokulda nasıl bir öğrenciydin? 

İlkokulu farklı 2 okulda tamamladım. İlk başladığım okul Mersin'in Erdemli ilçesindeki Akdeniz İlkokulu'ydu. Öğretmenim çok iyiydi ve okul başlar başlamaz bize disiplinli çalışmayı öğretti. İlkokul 1'i bitirdiğimde okuma yazmayı öğrenmiştim üstelik çok güzel bir yazım vardı. 2. sınıfta Antalya'ya taşındık, sınıfın durumu benden kötüydü. Eğitim oradaki kadar disiplinli değildi, ben de gevşedim tabi biraz. Daha sonra da öğretmenin gözde öğrencilerinden olamadım ama Anadolu Lisesi sınavlarına hazırlanırken kendimi toparladım.

2. Dostluk kavramına inanır mısın?

Eskiden daha çok inanırdım, öğrenciyken... O zaman çok büyük problemlerimiz olmazdı dolayısıyla hepimiz birbirimizin derdini rahatlıkla taşır, çözüm arardık. Yaş alınca daha ciddi dertler ortaya çıktı ve artık kimse kimsenin sorununu taşıyacak kadar hafif değil. Şimdi sorunlar büyük; işsizlik, sağlık, aşksızlık, sevgisizlik, çocuk yetiştirme... Dolayısıyla yakın arkadaşlarıma bile dertlerimi taşımak istemiyorum, zaten bunu yaparsanız o kişi sizden uzaklaşıyor. Ben de pozitif insanlardan hoşlanıyorum. Dert dinlerim ama umutsuz insanlarla sohbeti sevmiyorum, enerjimi emiyorlar. Ama bir arkadaşım zor durumda olursa dost eli uzatırım, örneğin hastaneye yatan bir arkadaşıma refakat ederim.

3. Okul hayatında zorlandığınız ders veya dersler ya da önerileriniz var mı?

Ezbere dayalı derslerde iyi değildim. Biyoloji, tarih gibi derslerde fazla başarılı olamadım. Fizik en sevdiğim dersti lisede, şu an uğraştığım iş de fiziğe dayalı. Matematik herhangi bir konuya dayandırılmadığı için bana daha anlamsız geldi. Üniversitede Harita Mühendisliği okudum. Orada da sözel, ezbere dayalı derslerde zorlanmıştım. Örneğin Kamulaştırma ve Kadastro hukuku... 

4. Öğretmeninizle yaşadığınız komik bir olay var mı?

Lisede bir tarih dersinde üç arkadaş komik şeyler çizip gülüyorduk. Hoca da birşeyler anlatıyor, bize arka planda ninni gibi geliyor, neyden bahsettiği hakkında en ufak bir fikrimiz yok. O kadar çok gülüyoruz ki görünmemek için sıranın altına saklanmışız gözümüzden yaşlar geliyor. Sonunda hoca bizi tahtaya kaldırdı, biraz azarladıktan sonra konuyu bizim anlatmamızı istedi. Biz de çıt yok, baktım diğer arkadaşlar başlarını eğmiş devamlı yere bakıyor. Böyle olmayacak diye geçirdim aklımdan, özür dileyip hocadan anlatmasına devam etmesini istedim. Daha çok sinirlenip birer tokat atabilirdi ama yapmadı, bizi sıralarımıza gönderdi. Ve o gün o hocayı daha çok sevmeye başladım, minnettar kalmıştım. 

Şimdi okula müdür olmuş o hocamız. Facebook'ta beni ekledi ve her paylaşımımı beğeniyor :) Mutlu oluyorum, acaba hatırlıyor mu o olayı? :)

5. Hiç sınıf başkanı veya yardımcısı oldun mu?

Tam hatırlamıyorum ama yardımcısı olduysam da başkan hiç olmadım sanırım.

6. Hiç öğretmen olmayı düşündün mü?

Annem öğretmen olmamı istiyordu ama ben istememiştim. Lisede öğretmenlerle çok dalga geçen öğrenciler vardı, o duruma düşmek hiçbir zaman istemedim. Ama üniversitede öğretmeyi seviyorum. Öğrenciler eskisi kadar olmasa da daha olgun. Biz çok daha fazla saygılıydık üniversite hocalarımıza karşı. Burada gençler bazen asabi ve tehlikeli olabiliyorlar, bazı hocalarımız mecburen sularına gitmek zorunda kalıyor. Benim sınıfımda öyle bir gerilim yaşanmadı ama sorunlu bir genç vardı, devamlı kendisiyle ilgilenilsin istiyordu ve yaptığı hatada suçu size atıyordu. Ben bununla baş edebildiğim için üniversite hocalığını sevdim. Hayatım boyunca yapmak isterim.

Umarım keyif alarak okumuşsunuzdur. Olayları hatırlamak ve yazıya dökmek güzeldi benim için. Şemsiyenin Altındaki Kız'a teşekkür ediyorum. O'nun mimini de okumak isterseniz bir TIK.

Herkese sevgiler :) Mutlulukla geçen bir hafta diliyorum...

8 yorum:

  1. Keyifle okunan bir mim olmuş.Sevgiler.

    YanıtlayınSil
  2. Ben teşekkür ederim, ne güzel cevaplamışsınız. Ellerinize sağlık :)

    YanıtlayınSil
  3. ben de hiç başkan olmamıştım, çok sıkıcı gelirdi :) sevgiler...

    YanıtlayınSil
  4. Okula bayılan biri olarak bu mimi kaçıramazdım. Bugün blogumda yaptım.

    Lisede öğretmenlik yapmak gerçekten çok zor. Neyse ki ben ortaokulda çalışıyorum. O yaşlardaki öğrencilerle bir tık daha kolay baş edebiliyorsunuz.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Seninkini de okumak keyifliydi, gönlüne sağlık. Öğretmenlik kutsal bir meslek, tatmini çok :)

      Sil